|
Ayın Röportajı 5: Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu |
|


Sayın MPB&T üyelerimiz Ayın Röportajı köşemizde bu ay sizlerle ODTÜ Maden Mühendisliği Bölümünden emekli, Atılım Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu ile birlikteyiz. Kendisi cevher hazırlama alanında önemli çalışmalara imza atmış değerli bir Hocamız. - MPB&T: Sayın Hocam MPB&T (Mineral Proses Bilim ve Teknolojisi) Yüce Atatürk’ün de dediği gibi Gelişmiş bir medeniyet olabilmemiz ancak yeraltı zenginliklerimizden istifade edebilmekle mümkündür. Bu felsefeden hareketle cevher hazırlamanın önemini öncelikle ülkemize daha sonra da Dünyaya anlatmak, Mineral Proses ile ilgili akademi, endüstri, özel sektör, enstitü ve kurumlarını aynı potada buluşturarak ve büyük bir bilgi paylaşımı ağı oluşturmayı amaçlayan 2 yıllık bir geçmişi olan bir web sitesidir. Sayın Hocam öncelikle bizimle e-röportaj yaptığınız için şahsım ve MPB&T Topluluğu adına teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Siz cevher hazırlama alanında duayen hocalarımızdan birisiniz. Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?- Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu: O.D.T.Ü.Maden Mühendisliği Bölümü’nden 1964’te Lisans, 1965 yılında ise Yük. Lisans dereceleriyle mezun oldum. 1965-69 yılları arasında M. T. A. Enstitüsü ve Ödemiş Türkönü Civa Madeni’nde çalıştım. 1969 Eylül ayında O.D.T.Ü. Maden Mühendisliği Bölümü’ne girdim, 1971’de Öğretim Görevlisi, 1977’de Doktor, 1982’de Doçent, 1988’de Profesör ünvanlarını aldım. Kariyerim sırasında British Council, Nato ve UNDP bursları kullanarak İngiltere’de ve A.B.D.’de araştırmalar yaptım. 1988-1991 yılları arasında Maden Mühendisliği Bölüm Başkan’ı ve Mühendislik Fakültesi Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptım. 2003 yılında kurulan BOREN’ de üç sene Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak çalıştım, halen Boren Yürütme Kurulu üyesi olarak göreve devam etmekteyim. Röportajın devamını okumak için başlığa tıklayınız!...
1996’den beri Uluslararası Kömür Hazırlama Kongresi’nin Organizasyon Komitesi’nde Türkiye temsilcisiyim. Ayrıca Dünya Madencilik Türk Milli Komitesi, Balkan Cevher Hazırlama Kongresi ve Uluslararası Cevher Hazırlama Sempozyumu Yürütme Kurullarının üyesiyim.Bugüne kadar Türkiye’de beş uluslararası kongrenin organizasyon başkanlığını yaptım. Türkiye’de ve Bulgaristan’da gerçekleştirilen iki NATO Yaz Okulu’nda ders vermek üzere davet edildim.Uluslararası dergilerden Minerals Engineering’de (Pergamon Press) 6 yıl Editorial Board üyeliği yaptım. Halen Coal Preparation and Utilization (Taylor &Francis), Polonya’da basılan Mineral Processing ve European Journal of Mineral Processing &Environment (Türkiye) dergilerinin, yurt içinde ise Hacettepe ve Çukurova Üniversitelerinin dergilerinin Editorial Board üyesiyim. Üyesi olduğum kuruluşlar TMMOB Maden Müh.Odası, Balkan Mineral Teknolojileri Bilim Akademisi ve Sırbistan Bilimler Akademisi’dir.Bugüne kadar 8 doktora ve 32 Yüksek Lisans Tezi yönettim. SCI kapsamındaki dergilerde ve yurtdışı kongrelerde basılmış 180’den fazla makalem ve bildirim mevcuttur. - MPB&T: 2008 de Madencilikte ilkler adlı Ödül Gecesinde Türkiye’ nin Maden Mühendisliği alanında İlk Bayan Doktora Unvanına sahip Hocamız olarak ödül aldınız. Okuyucularımıza biraz bu anlamlı ödül hakkında neler hissettiğinizi anlatır mısınız ve cevher hazırlamada yeni yetişen kuşağa neler tavsiye edersiniz?- Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu: Maden Mühendisliği alanında Doktor ünvanlı İLK Bayan ödülünü almaktan, ayrıca Büyük Atam’ızın kadınların eğitimine gösterdiği çabayı bilim dünyasında “Biz de varız” diyerek yerine getirmekten büyük gurur duydum. Yetişmekte olan genç kızlara şunu söyleyebilirim: Aynı anda kariyer de yapabilirsiz, annelik de. İnanır ve çok çalışırsanız engeller sizi durduramaz. - MPB&T: Sayın Hocam ODTÜ Maden Mühendisliği Bölümünden emekli olup Atılım Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı olarak görev yapmaktasınız. MPB&T Topluluğuna Ulusal cevher hazırlamacılığımızın akademik anlamda Dünya seviyesine göre yerini ve daha ilerilere gidebilmek için neler yapmamız gerektiğini önerirsiniz?- Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu: Türkiyede cevher hazırlamacılar çok aktif ve üretkenler. Birçok bilim adamı yurtdışında da tanınıyor. Ama bunlar yeterli değil. Çalışmaların SCI dergilerinde basılması, kongrelerde sunulması tabii ki önemli, ama bunlara atıf yapılması daha da önemli. Zaten araştırmanın değerini arttıran atıflardır. Bunun için araştırmanın özgün olması gerek. Aksi takdirde sadece yayın yapılmakla kalınır.Bunun yanında bilimsel deneyimin ve kişisel tanınırlığın arttırılmasında uluslararası kongre, sempozyum vb. toplantılara katılımın büyük yararı var. Gençlerin biraz para sarfederek yapacakları bu türlü temaslar gelecekte kendilerine çok farklı kapıların açılmasını sağlayacaktır. - MPB&T: Sayın Hocam siz yerli ve yabancı birçok Sempozyum ve Kongrenin de düzenlenmesinde öncülük yaptınız. Aynı zamanda BOREN Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalışmaktasınız. Boren’ in çalışmalarından ve yürüttüğü projelerden bahsedebilir miyiz?- Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu: 2003 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (Boren), bor konusunda bilimsel ve teknolojik araştırmalar yapmak, yaptırmak, bor ürünlerine yeni kullanım alanları bulmak, yeni ürün ve teknolojiler geliştirmek, bu konuda araştırma yapan kuruluşların alt yapılarını desteklemek, ürünlerin endüstriye dönüştürülmesine yardımcı olmak üzere kurulmuştur. Boren hem çağrılı, hem de güdümlü projeler şeklinde araştırmalarını desteklemektedir. Projeler, üniversite ve araştırma kurumlarındaki bilim adamlarından veya uzmanlardan seçilen hakemler tarafından değerlendirilmektedir. Araştırma projeleri laboratuvar, pilot veya endüstriyel çapta olabilmektedir. Boren’in güdümlü proje olarak desteklediği araştırmalar arasında mikrobesleyici, borlu çimento, borlu porselen karo, emprenye amaçlı bor kullanımı, dozimetre amaçlı lityum triborat, HBN üretimi tamamlanmış olup endüstriyel uygulamayı beklemektedir. Halen yurt çapında yürütülmekte olan çok sayıda proje bulunmaktadır. Bunlar arasında yüksek teknolojik ürünlerin üretimi olduğu gibi sağlık, tarım, boya, kimya, demir-çelik, savunma sanayilerine dönük bor uygulamaları da bulunmaktadır. - MPB&T: Borun en önemli kullanım alanları arasında neleri sayabiliriz?- Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu: Borun kullanım alanları sayılamayacak kadar fazla. Türkiyede borun kullanımının en fazla olabileceği alanlar mikro-besleyici olarak tarımda, borlu çimento olarak köprü, baraj ve beton yol inşaatlarında ve dünyada söz sahibi olduğumuz seramik sektöründedir. Ayrıca yurdumuzda enerji tasarrufu sağlamak için inşaat sektöründe yalıtım amaçlı bor elyafın kullanımı arttırılabilirse yurt içinde borun tüketimi de artacaktır.Dünyada da borun en çok kullanıldığı alanlar benzerlik göstermektedir. Amerikada yalıtım amaçlı cam elyafın tüketimi 2007’deki ekonomik kriz nedeniyle biraz gerilemişse de halen borun en büyük kullanım alanlarından biridir; uzakdoğuda ise tarım amaçlı bor kullanımının artacağı sanılmaktadır. - MPB&T: Avrupa Birliğinin yakın geçmişte borun risk taşıdığını açıklaması hakkında neler diyebiliriz?- Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu: Bilindiği gibi Avrupa Birliği boru 2. sınıf toksik maddeler grubuna almış ve birliğe bağlı ülkelerden gerekli düzenlemeleri yapmalarını istemiştir. Avrupa Birliğinin aldığı bu karar bilimsel verilere dayanmamaktadır. İnsanların vücuduna bor ya madenciliği, işletmesi nakliyesi, depolanması sırasında hava yoluyla, ya yiyecek ve içeceklerden ağız yoluyla, ya da sabun, deterjan ve kozmetik yoluyla deriden girmektedir. Bor organizmaya alındıktan sonra hızlı bir şekilde bağırsaklar yoluyla absorbe edilmekte ve tamamına yakını üre yoluyla vücuttan atılmaktadır. İnsanların aldıkları bor miktarı üre ve kanda yapılan ölçümlerle saptanmaktadır.Sağlıklı bir beslenmede insanlar günde 9-13 mg B almaktadırlar. Güvenli üst sınır günde 20 mg B olarak belirtilmekle beraber insanlarda kronik bor toksisitesinin eşik değeri kesin olarak bilinmemektedir. Borun toksik etkisini inceleyen araştırmalarda bor deney hayvanlarına (çoğunlukla fare) şırınga yoluyla çok yüksek dozda verilmektedir. Bu miktar insanların normal yollardan alabilecekleri bor miktarının çok üzerindedir. Buna dayanarak borun üremeyi olumsuz yönde etkilediği, doğum oranında düşmeye ve hamilelikte gelişme kaybına neden olduğu ileri sürülmüştür. Hâlbuki Bigadiç ilçesi Osmanca köyündeki kadınların litresinde 2- 29 mg B bulunan içme suyunu tükettikleri halde kısırlık gibi bir sorunlarının bulunmadığı, doğum oranlarında azalma söz konusu olmadığı saptanmış, buna karşın o yörede kız cocuğu doğum oranının erkek cocuklara göre daha fazla olduğu belirlenmiştir. Aynı sonuca Çin’de yapılan bir araştırmada da varılmıştır. Söylenenlerin aksine bordan yoksun diyetle beslenen insanlar ve hayvanlarda beynin elektriksel aktivitesinde azalma, dikkat ve kısa dönemli hafıza bozuklukları kaydedilmiştir. Amerikada yapılan çalışmalar borun osteopoz ve kanser önlemede olumlu etkisinin olduğunu göstermiştir. Avrupa Birliğinin bu kararı tamamen siyasidir. Türkiye bu konuda mücadelesini sürdürmektedir. - MPB&T: Sayın Hocam Dünyada rezerv ve üretim olarak ilk sıralarda yer alan Bor cevherlerimizin önemi nedir? - Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu: Bor yüksek teknolojik ürünlerin vazgeçilmez bir parçasıdır. Uzay, otomotiv, enerji, savunma, sağlık, elektronik, metalurji vb sektörlerinde bor önemini yakın gelecekte de koruyacaktır. Türkiye bu avantajını akılcı bir şekilde kullanmalı ve dünya pazarındaki payını arttırmak için yeni ürünler üretmek veya borun kullanım alanlarını genişletmek yönünde araştırmalarını hızlandırmalıdır. - MPB&T: Borun değerlendirilmesindeki teknolojik sorunları ve bu konuda yapılan bilimsel çalışmalardan bahsedebilir miyiz?- Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu: Türkiyede bor araştırmaları inanılmaz bir şekilde artmıştır. Eskiden çoğunlukla bireysel yürütülen araştırmalar Boren kanalıyla koordine edilmiş ve sık sık yapılan çalıştay, sempozyum vb. aktivitelerle kamu oyu bilgilendirilmiştir. Araştırmalarda bilimsel yönden fazla bir sıkıntı bulunmamaktadır. Fakat laboratuvar ve pilot çapta çalışılan projelerin endüstriyel çapta denenmesinde sıkıntılar yaşanmaktadır. Çok az tesis denemelerin yapılmasına izin vermiştir. Diğer bir sorun da endüstriyel üretime geçilmesi aşamasında hissedilmektedir. Maalesef, Boren’ in bitirdiği projeleri henüz üretime geçirecek bir yatırımcı ortaya çıkmamıştır. - MPB&T: Borun enerji sektöründeki yeri ve önemi nedir? Kısaca açıklarsanız memnun oluruz.- Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu: İlk uzay araştırmalarında borlu yakıtların kullanılması bora stratejik bir önem kazandırmıştır. Bor hidrürler diboran-gaz, pentaboran-sıvı, dekaboran katı yakıt olup bunlar arasında kalorisi en yüksek olan diborandır. Amerikan savaş uçaklarında bor hidrür katkılı yakıtlar kullanmaktadır. Diğer taraftan hidrojen temiz enerji kaynağı olarak son zamanlarda büyük önem arzetmektedir. Hidrojenin depolanması pahalı bir işlemdir. Sodyum bor hidrür yanıcı, patlayıcı olmaması, katalizör varlığında su ile reaksiyona girdiğinde hidrüre bağlı hidrojenin iki misli hidrojen vermesi nedeniyle iyi bir katı hidrojen taşıyıcısıdır. Sodyum bor hidrürün ana maddesi boraks olduğundan bor önem arzetmektedir. - MPB&T: Sayın Hocam siz yerli ve yabancı bir çok hakemli derginin yayın kurulunda bulunmaktasınız. Cevher hazırlama alanında ilk açık dergi olan The Open Mineral Processing Journal adlı dergide Bor ile ilgili özel bir sayı için Misafir Editörlük yapmış olduğunuzu da öğrendik. Bu Özel sayı ve içeriklerinden bahseder misiniz. Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu: The Open Mineral Processing Journal’da “Boron-Beneficiation, utilization and health effect” konulu bir özel sayının misafir editörlüğünü yapacağım. Bu sayıda 7 makale yer alacak. Bu makalelerin konuları ve yazarları şunlardır:- 1.Surface properties and flotation characteristics of boron minerals, - Orhan Özdemir, Mehmet Sabri Çelik- 2. Uses of boron compounds in dosimetry, - Gülhan Özbayoğlu, Ayşen Yılmaz, Esin Pekpak- 3. Uses of boron as a binder in iron ore pelletization,- Osman Sivrikaya, Ali İhsan Arol- 4. Thermal behaviour of boron minerals, - Savaş Şener, Gülhan Özbayoğlu- 5. Effect of boron on human health, - Sezgin Bakırdere, Seda Örenay, Mehmet Korkmaz- 6. A critical review of boron carbide, borides, and boron alloys, - Okan Addemir, Ali Cem Akarsu- 7. Boron in human health: Evidence for dietary recommendations and public policies, - Susan Meacham, Sinem Karakaş, Allison Wallace, Funda Altun - MPB&T: Sayın Hocam Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ediyoruz.- Prof. Dr. Gülhan Özbayoğlu: Ayın röportajı köşesine davetinizden dolayı ben teşekkür ederim. |
|
|
|